Önemli

Bu makale yalnızca genel bilgilendirme ve eğitim amaçlıdır. Hukuki, vergi, muhasebe, göçmenlik, finansal, yatırım veya başka herhangi bir profesyonel danışmanlık niteliği taşımaz. Kanunlar, kurallar ve kişisel koşullar değişebilir. Karar vermeden önce güncel gereklilikleri ilgili resmî makamdan doğrulayın ve yetkin bir uzmana danışın. Bu makaleyi okumak herhangi bir profesyonel-müvekkil ilişkisi oluşturmaz.

Almanya, sizi vergilendirebilmek için 183 gün geçirmenizi beklemez. Kullandığınız bir daireyi elinizde tutarsanız, anahtarları aldığınız günden itibaren mukim sayılabilirsiniz.

Bir değil, iki kapı

Alman hukuku, vergi dairesine sizi mukim sayması için birbirinden ayrı iki yol tanır ve bunlardan yalnızca birinin gerçekleşmesi yeterlidir. Gelir Vergisi Kanunu'nun §1(1). maddesine (Einkommensteuergesetz) göre, Almanya'da "einen Wohnsitz oder ihren gewöhnlichen Aufenthalt" bulunan — yani bir ikametgâhı ya da bir mutat meskeni olan — gerçek kişi unbeschränkt einkommensteuerpflichtig, yani sınırsız gelir vergisi mükellefidir. İki ölçütün de hiçbiri uyruğunuza bağlı değildir; o meşhur "183 gün" ise bunlardan yalnızca ikincisinin yarısıdır.

Her iki kavram da tahmine bırakılmamış, Vergi Kanunu'nda (Abgabenordnung, AO) tanımlanmıştır.

Bir konut yeterli olabilir (§8 AO)

AO'nun 8. maddesi kısadır. Bir kişi, "söz konusu konutu muhafaza edip kullanacağının çıkarsanabileceği koşullarda bir konut bulundurduğu yerde" mukim sayılır.

Bir daha okuyun — hiç gün saymaz. Almanya'da size açık olan ve fiilen kullandığınız bir daireyi elinizde tutuyorsanız, yılın büyük bölümünü başka bir yerde geçirseniz bile orada bir Wohnsitz edinmiş olabilirsiniz. Konutun mülkiyetinizde mi yoksa kirada mı olduğunun önemi yoktur; Einwohnermeldeamt'a kayıt olmak da ölçütün kendisi değil, yalnızca bir delildir: PwC'nin Worldwide Tax Summaries kaynağına göre belirleyici olan nesnel koşullardır ve yalnızca erişilebilir olup kullanılan bir konut dahi ikametgâh oluşturmaya yeterli olabilir.

Wohnsitz ölçütü çerçevesinde, elinizde tutup kullandığınız bir konut, tek bir "sayılabilir" gün bile geçirmeden sizi Alman vergi mukimi hâline getirebilir. İşte bu, yurt dışına taşındığı hâlde "ne olur ne olmaz" diye bir daireyi elinde tutanlar ya da gelir gelmez ilk gün kira sözleşmesi imzalayanlar için sessizce kurulan tuzaktır.

Altı ay kuralı (§9 AO)

İkinci kapı ise gewöhnlicher Aufenthalt, yani mutat meskendir. AO'nun 9. maddesi, kişinin "kalışının ... yalnızca geçici olmadığını gösteren koşullarda bulunduğu yerde" bir mutat meskeni olduğunu söyler ve ardından net bir çizgi çeker:

"Altı aydan az olmayan kesintisiz bir kalış, istisnasız biçimde ve söz konusu kalışın başından itibaren mutat mesken olarak kabul edilir ... kısa kesintiler bunun dışında tutulur."

Bu ifadenin tam da bu biçiminden üç sonuç çıkar:

  • Bu, bir takvim yılı toplamı değil, kesintisiz altı aydan uzun bir süredir. Bu dönem yıl sonunu aşabilir; örneğin Kasım'dan Mayıs'a kadar süren kesintisiz bir kalış bu kapsama girebilir.
  • Altı ay dolduğunda, kalışın başlangıcından itibaren, geriye dönük olarak uygulanır.
  • Kısa kesintiler — memlekete bir seyahat, kısa bir tatil — sayacı sıfırlamaz.

Dar bir istisna vardır: altı ay kuralı, kalışın "yalnızca ziyaret, dinlenme, tedavi ya da benzeri özel amaçlarla" olması ve bir yılı aşmaması hâlinde uygulanmaz. Çalışmak, tatil değildir.

Mukim olmak gerçekte ne demek

Bir ikametgâh ya da mutat mesken, unbeschränkte Steuerpflicht — sınırsız mükellefiyet — doğurur; bu da Almanya'nın yalnızca ülke içinde kazandığınızı değil, dünya genelindeki gelirinizi vergilendirmesi anlamına gelir. Bir çifte vergilendirmeyi önleme anlaşması, belirli gelir kalemlerini daha sonra başka bir ülkeye geri verebilir; ancak başlangıç noktası küreseldir.

Tam olarak hangi gelirin söz konusu olduğu ve bir anlaşmanın bunu nasıl yeniden dağıttığı, sizin durumunuza ve ilgili anlaşmaya bağlıdır. Bu gerçekten ülkeye ve duruma özgüdür; bu nedenle kendi durumunuzu Finanzamt ya da bir Steuerberater ile teyit edin.

İnsanların birbirine karıştırdığı üç "gün hesabı"

Kafa karışıklığının büyük bölümü, aynı seyahate en az üç farklı gün kuralının değebilmesinden ve bunların farklı soruları yanıtlamasından kaynaklanır:

KuralNeyi belirlerYaklaşık eşik
Mutat mesken (§9 AO)Almanya'da vergi mukimi olup olmadığınızıkesintisiz 6 aydan uzun
Anlaşmanın 183 gün kuralı (OECD Md. 15)Ücret gelirinizin nerede vergilendirileceğiniilgili dönemde 183 gün
Schengen 90/180Ziyaretçi olarak ne kadar süre yasal olarak kalabileceğiniziherhangi bir 180 günde 90 gün

Çoğu kişinin kastettiği, anlaşmadaki "183 gün kuralı"dır — ancak bu kural, mukim olup olmadığınızı değil, bir çalışanın ücretinin nerede vergilendirileceğini belirler ve yalnızca ödeme, Almanya'da daimi bir iş yeri bulunmayan Alman olmayan bir işverenden geldiğinde işinize yarar (bkz. tipik bir vergi anlaşmasının 15. maddesi). Schengen 90/180 hesabı ise göçmenlik hukukuna aittir ve vergiyle hiçbir ilgisi yoktur. Bu daha geniş karmaşayı "183 gün kuralı" tek bir kural değildir yazımızda enine boyuna ele alıyoruz; iki ülkenin birden sizi mukim sayması hâlinde ise anlaşmadaki eşitlik bozucu ölçütler — daimi mesken, ardından hayati menfaatlerin merkezi, ardından mutat mesken, ardından uyruk — hangisinin kazanacağına karar verir.

Meseleyi çözen kayıt

Hangi ölçüt söz konusu olursa olsun, tartışma sonunda olgulara dayanır: eviniz neredeydi ve hangi günlerde fiilen ülkedeydiniz. Finanzamt, mutat mesken eşiğini aştığınıza kanaat getirirse, aksini gösterme yükü — giriş ve çıkışların tam tarihleri — genellikle size düşer.

İşte bu yüzden, yıllar sonra hafızanızdan ve biniş kartlarından bir kayıt derlemek yerine, o günün kaydını anında tutmak gerekir. Countly, her ülkede geçirdiğiniz günleri otomatik ve gizli biçimde, telefonunuzda sayar; böylece toplam her zaman hazırdır — altı ay çizgisi için, bir anlaşmanın 183 günü için ve Schengen 90/180 için — hem de bir hesap tablosu tutmanıza gerek kalmadan.